Masa örtüsünüoyunumuzun üstüne serdiler.Emi’nin hâlâ bir taşı var.Benim üç taşım, bir de bahanem.Rosi servis yapmamızı söylüyor.Bitiriyoruz, diyorum.
Bir el kaldı.Saat birden beri böyleyiz.
Örtüyü biraz kaldırıyorum.Çift altı, bir tabakbiberin altında.Paco tabağı tutuyor.Emi taşı çıkarıyor,bir damla dökmeden.
Salı bu saatlerdenerede oynayacağımızı soruyor.Herhangi bir yerde, diyorum.Hangi yerde, diye soruyor.Paco çift boşun üstünü örtenekmeği yiyor.
“Ama hangi yerde?”Emi taşını bırakmıyor.
Benim mutfağı öneriyorum.Paco, sığmayız diyor.Emi’ninkine sığarız,ama Emi geceleri araba kullanıyor.Nati kendi evini öneriyorve masaya vurmayı yasaklıyor.
Örtünün üstünde deniyoruz.Taşlar artık neredeyse ses çıkarmıyor.Emi son taşını koyuyor.Paco tabakları topluyor.Ben üç taşımı gösteriyorum,kimse oyuna bakmıyorken.
Nati kapı numarasınıdomino kutusuna yazıyor.Son rakamı düzeltiyor.“Zile basmayın, iki kere vurun.”Bize bir el daha dağıtıyor,biz kalkamadan.
